Skip to main content
ICP TPID JOINT MEETING

Papers Proceedings »

PROTHETIC REHABILITATION OF THE MAXILLARY DEFECT FIELD: A CASE REPORT

MAKSİLLER DEFEKT ALANININ PROTETİK REHABİLİTASYONU: OLGU SUNUMU

Amaç Bu olgu sunumunun amacı; Oral Skuamöz Hücreli Karsinoma’nın cerrahi tedavisi sonrası oluşan sol maksiller defekt alanının rehabilitasyonunu sunmaktır. Olgu sunumu 66 yaşında sol maksiller bölgede ağrısız şişlik şikayeti olan erkek hasta, hastanemizin Kulak Burun Boğaz (KBB) servisinden tarafımıza konsülte edildi. Yapılan klinik ve radyolojik muayeneler sonrası sol maksiller bölgede Oral Skuamöz Hücreli Karsinoma tespit edildi. Kulak Burun Boğaz servisi ile yapılan ortak planlamaya göre ameliyat öncesi hastadan ölçü alındı. Rezeksiyon hattı alçı model üzerinde tespit edildi ve o bölge kazınarak kavite sınırlarını içine alan geçici bir cerrahi plak üretildi. Ameliyat sonrası konforu sağlamak ve iyileşmeyi hızlandırmak için ameliyat esnasında, elde edilen cerrahi plak kavite alanına uygun olarak uyumlandı ve maksillaya fikse edildi. Cerrahi plak bir hafta sonra çıkarıldı ve geçici obturatör yapım işlemine başlandı. Elde edilen ilk model üzerinden hazırlanan geçici obturatör yara dokuları tamamen iyileşene kadar hasta tarafından kullanıldı. Cerrahi defekt alanındaki yara dokuları tamamen iyileştikten sonra daimi obturatör aşamasına geçildi. Üst çene defekt bölgesindeki aşırı andırkatlı bölgeler ölçü maddesinin kaçmasını ve alınan ölçüdeki kopmaları engellemek için vazelinli gazlı bez ile kapatıldı. Üst ve alt çenenin ölçüleri hidrokolloid ölçü materyali ile alındı. Sert alçı ile model elde edildi. Akrilik kaide plakları hazırlanarak uygun dikey boyut ve sentrik ilişkide dişli prova yapıldı. Sonrasında konvansiyonel bitim işlemine geçildi. Elde edilen üst çene obturatör hem retansiyon ve tutuculuğu artırmak hem de obturatörün kullanımı sırasında defekti çevreleyen kemikte oluşacak travmatik etkiyi ortadan kaldırmak için kavite alanına göre uyumlandı. Ağız içi kontroller sonrası protezler hastaya teslim edildi.

Sonuç Çene-yüz deformitelerinin büyük bir kısmını tümöral kitlelerin rezeksiyonları sonucu oluşan defektler oluşturmaktadır. Rezeksiyon sonucu kaybolan dokuların cerrahi rekonstrüksiyon ile rehabilite edilemediği vakalarda geçici veya daimi tedavi, obturatörler yardımıyla yapılmaktadır. Sunulan vakada obturatörün ağırlığını azaltmak için, akrilik reçinenin polimerizasyonundan sonra bulbun üst kısmı boşaltıldı. Obturatörlerin ağırlığının fazla olması fonksiyon sırasında büyük problem oluşturmaktadır. Bu hastaya uygulanan protetik tedavi sonucunda; nazo gastrik sondaya ihtiyaç olmadan hastanın beslenme ihtiyacı giderilmiş, konuşma, çiğneme, yutkunma gibi fonksiyonlar geri kazandırılmış ve hastanın tam dişsizliği giderilerek estetik görünümü iyileştirilmiştir. Oroantral açıklık birbirinden ayrılarak hastaya çiğneme fonksiyonu kazandırılmıştır. Yüzdeki çökük görüntü obturatör ile desteklenerek engellenmiştir. Uzun dönem takibinde hastada herhangi bir komplikasyon görülmedi.

PROTHETIC REHABILITATION OF THE MAXILLARY DEFECT FIELD: A CASE REPORT

Purpose

The purpose of this case report; to present the rehabilitation of the left maxillary defect area after the surgical treatment of Oral Squamous Cell Carcinoma.

Case Report

A 66-year-old male patient with painless swelling in the left maxillary region was consulted by the Otolaryngology (ENT) service of our hospital. After clinical and radiological examinations, Oral Squamous Cell Carcinoma was detected in the left maxillary region. According to the co-planning made with the Otolaryngology service, impressions were obtained from the patient before the operation. The resection line was drawn on the plaster model and a temporary surgical plate was produced by scraping that area. In order to provide post-operative comfort and accelerate healing, the surgical plate obtained during the operation was adapted to the cavity area and fixed to the maxilla. The surgical plate was removed one week later and the temporary obturator construction process was started. The temporary obturator scar tissues prepared on the first model obtained were used by the patient until completely healed. After the scar tissue in the surgical defect area was completely healed, the permanent obturator stage was started. The overly recessed areas in the upper jaw defect area were covered with vaseline gauze to prevent the impression material from escaping and ruptures in the impression taken. The impressions of the upper and lower jaws were taken with hydrocolloid impression material. The model was obtained with a hard plaster. Acrylic base plates were made and try in was done with appropriate vertical size and centric relation. Then the conventional finishing process was started. Maxillary obturator was adjusted according to the cavity area in order to both increase retention and eliminate the traumatic effect that will occur on the bone surrounding the defect during the use of the obturator. After intraoral controls, the prostheses were delivered to the patient.

Conclusion

Most of the maxillofacial deformities consist of defects resulting from resection of tumoral masses. In cases where the tissues lost as a result of resection can not be rehabilitated by surgical reconstruction, temporary or permanent treatment is performed with the help of obturators. In the presented case, the upper part of the bulb was emptied after polymerization of the acrylic resin to reduce the weight of the obturator. The heavy weight of the obturators causes a big problem during the function. As a result of the prosthetic treatment applied to this patient; Without the need for a naso-gastric tube, the patient's nutritional needs were met, functions such as speaking, chewing and swallowing were restored, and the patient's aesthetic appearance was improved by removing the complete edentulousness of the patient. The oroantral gap is separated from each other and the patient gains chewing function. The hollowed image on the face is prevented by supporting it with the obturator. No complications were observed in the patient in the long-term follow-up.

ERENCAN TUNCER
HATAY MUSTAFA KEMAL UNIVERSITY
Turkey

 


Powered by OpenConf®
Copyright ©2002-2021 Zakon Group LLC